logo

PAYLAŞMAK MI, BÖLÜŞMEK Mİ?

Derya Deniz Dinç

Derya Deniz Dinç
ddinc@windowslive.com


Uzun yılardır beni yakından tanıyan herkes bilir. Mutlaka dost sohbetlerinde şu örneği sıkça veririm. Elime herhangi bir cisimden 10 adet alırım. Örneğin kalem… Sonra karşımdakilere derim ki, şimdi bunu ikimize paylaştır. Bugüne kadar 2 kişi hariç hep aynı şey yapılmıştır.5 adet bana, 5 adet de kendisine almıştır karşımdaki muhatabım… Ben de hemen cevabımı veririm,

-Sen bölüştürdün, paylaştırmadın ki…

       Bölüştürürken sayısal netlik, paylaşımda ise yalnızca değersel bütünlük mevcuttur.

       Matematik yaşamın içinde çok önemli bir olgu. İnsanın düşünme ve problem çözmesinde iyi bir rehber. Ne var ki; hayat her daim matematiksel denklikler ile yaşanmaz. Paylaşmak ve bölüşmek birbirinden çok farklıdır. Siz eğer sayısal verilerle karşınızdakini eşitliyor iseniz bölüşmüşsünüzdür. Oysa hayatın içerisinde her an bölüşüm yapmanız mümkün değildir.4 kişilik bir aile düşünelim. Bu ailede 20 lira para biriktirilmiş olsun. Aile bireylerinden bir tanesinin hastalandığını varsayalım. Matematiksel olarak kişi başına 5 lira düşen bir paramız var ve hastalanan birey için 15 lira gerekliyse;

-Aaaa kusura bakma senin payına 5 lira düşüyor; mu deriz? Yoksa 50 lira bile gerekiyorsa borç bulup onu iyileştirmeye mi çalışırız?

       İşte paylaşmak tam olarak budur. İbre bazen bir kişiye daha fazla kaysa da onu göğüsleyebilmektir paylaşım.

       Her gün duyduğumuz bir cümle var: ’paylaştıkça azalır kederler, paylaştıkça çoğalır mutluluklar. Eğer gerçek manada paylaşımın farkında isek aynen bu şekilde gelişir paylaşımın sonuçları.

       Hâlbuki şimdilerde ne yazık ki; aile ilişkilerinden, arkadaş ilişkilerine, aşk ilişkilerinden evlilik ilişkilerine kadar tümünde hesapların içine girmiş durumdayız. Değil paylaşmak bazen bölüşmelerde dahi kendimizi de karşıdakini de incitir hale geldik.

       Olayın vahameti öyle boyutlara ulaştı ki, artık evlilik gibi saygın müesseselerde dahi kişi ile hayatı birleştirmek değil; maddi olarak hangi sözleşmenin imzalanacağı konuşulur oldu. Bekâr bir hanım olarak sanırım benimle bu şekilde konuşan bir adamla 40 sene geçse de o imzayı atıp evlenmem. Hayatın sürprizleri diyoruz ya hep; trilyonerbir kişi ile evlenip bir gün sonra her şeyinizi kaybetmiş olabilirsiniz. Bu durumda:

-Kusura bakma sevgili eşim. Ben seninle paralı iken evlenmiştim. Şimdi paran yok. Gidiyorum; mu diyeceksiniz?

Ya da; evlendiğiniz an çok sağlıklı olan bir birey ertesi gün bir kaza ya da kriz geçirip engelli olabilir. Bu durumda da;

-Kusura bakma sevgili eşim. Ben sağlıklı iken seninle evlenmiştim. Şimdi engellisin deyip gidecek misiniz?

       Bunları yapıyor iseniz siz evlilik akdi imzalamış bir zavallısınız. Yürek birliği ise başka bir şeydir. Hani filmlerden hatırlayacaksınız; iyi günde, kötü günde, hastalıkta ve sağlıkta; diye devam eden. İşte bunu yaşamak için imzalanan akit kalemle olmaz, yürekle ve insan yanınızla olur.

       Hayatı bölüşme şansınız yoktur. Yalnızca paylaşabilirsiniz.

       İstikbalin beyaz olması ümidi hepimizde mevcuttur. İçine katacağınız tüm renkler aslında yaşamı şenlendirecektir. Sıradanlıktan kurtaracaktır sizi. O sebeple her bir duygunun inanılmaz bir önemi vardır hayatımızda. Hüznün, kederin, sevincin, heyecanın ve diğerlerinin… Eğer kendimiz ile barışık isek mazi ile tüm hesabımızı görmüşüz demektir. Bu mutluluğun altın anahtarıdır bizler için.

       Pembeye bürünecek hayatlarda herkesin rengârenk yürekleri olmayabilir. Ancak bu renksizliği renklendirecek güç siz de… Hadi gelin hep birlikte hesapsız, çıkarsız, net paylaşımlara… Renkli yürekler güzelleştiriyor hayatı. Unutmayalım…

Aşk ile eyvallah…

Paylaşın:
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • CENAZE MERASİMLERİ NDEKİ SAMİMİYETSİZLİK

    26 Ağustos 2026 Köşe Yazıları

    "Ne ölümün hüznü var ne de hayatın neşesi. 'Nasılsın' samimiyetsizliği ile 'İyiyim' sahtekarlığı arasında bir yerdeyiz… Diyor Cahit Sıtkı Tarancı Hakikaten öğle değil mi? Sıkça tanıdık,akraba, dostlarımın cenazesine katılarak görevimi yerine getirmek isterim. Ama gördüğüm manzaralar. sahneler ibretlik. Daha cenazenin başında iken  muhabbet başlıyor.iş, servet, ticaret. Siyaset, spor muhabbetleri gırla gidiyor. İstisnalar hariç kahkahalar neredeyse koro halinde yapılıyor. Doğrusu cenaze sahiplerinin çok yakınları dışında üzülende yok, c...
  • YAZ SPOR OKULLARI’NDA ÇOCUKLAR HEM ÖĞRENİYOR HEM SPOR YAPIYOR

    14 Ağustos 2026 Kağıthane, Köşe Yazıları, Spor

    Kâğıthane Belediyesi tarafından çocuk ve gençlerin yaz dönemini sporla değerlendirmelerine katkı sağlamak amacıyla düzenlenen Yaz Spor Okulları, ilçedeki spor tesislerinde yoğun katılımla devam ediyor. Farklı yaş gruplarına yönelik hazırlanan eğitim programlarında öğrenciler, alanında uzman eğitmenler eşliğinde hem sportif becerilerini geliştiriyor hem de aktif bir yaz dönemi geçiriyor. Yaz Spor Okulları kapsamında çocuklar ilgi duydukları branşlarda temel teknik eğitimlerin yanı sıra koordinasyon, dayanıklılık ve takım çalışmasına yönelik ...
  • İSTERSENİZ  ROTAMIZI TÜRKİSTAN’A ÇEVİRELİM 

    04 Ağustos 2026 Köşe Yazıları

    Geçen Kurban Bayramını Ata Yurdumuz  Kafkasya’da geçirdim.  Yaklaşık 10 gün Kazakistan, Özbekistan ve Özerk bölge Türkistan’da geçirdim. İlmin, takvanın, adaletin , cesaetin merkezleri, Kahramanlık destanlarının yazıldığı Ata yurdumuzda gerçekten güzel bir 10 gün yaşadım . Altın Silsile denilen mekanları görme imkanı bularak o mübarek zatlara hayır duada bulundum. Tarihin, sanat ve kültürün nakış gibi işlemişçesine güzelim tarihi mekanları doya doya izledim, yaşadım …Peygamberimizin Kuzeni Amcası Abbas’ın oğlu Kusem Bin. Abbas, &n...
  • İnönü’ye Ne Dediler? Ne Cevap Verdi?

    19 Mayıs 2026 Köşe Yazıları

    İnsanlık,  yeryüzünün doyumsuz vahşileri tarafından aynı metotlarla sömürülmeye devam ediyor. Sömürürken de  hiçbir ahlak kuralı, vicdan duygusu göz önünde bulundurulmuyor. Çocuklar, kadınlar, yaşlılar öyle vahşice katlediliyor ki;  vicdan sahibi hemen herkes,’’ Neden kıyamet kopmuyor? Neden zalimler helak olmuyorlar?  sorusunu soruyor Ama maalesef elden bir şey gelmiyor. Bizler halk olarak hep şunun peşindeyiz; Vuralım, yakalım, yıkalım, öldürelim … Kimi; İsrail’i,  Amerika’yı,  Çin’i, Rusya’yı … Ne Kadar z...