
Son Dakika

“Ne ölümün hüznü var ne de hayatın neşesi. ‘Nasılsın’ samimiyetsizliği ile ‘İyiyim’ sahtekarlığı arasında bir yerdeyiz… Diyor Cahit Sıtkı Tarancı
Hakikaten öğle değil mi? Sıkça tanıdık,akraba, dostlarımın cenazesine katılarak görevimi yerine getirmek isterim. Ama gördüğüm manzaralar. sahneler ibretlik. Daha cenazenin başında iken muhabbet başlıyor.iş, servet, ticaret. Siyaset, spor muhabbetleri gırla gidiyor. İstisnalar hariç kahkahalar neredeyse koro halinde yapılıyor. Doğrusu cenaze sahiplerinin çok yakınları dışında üzülende yok, cenazeye ve yakınlarına saygıda yok. Cenaze imamları bile durumdan vazife çıkararak; tanınmış, siyasi kimliği varsa o biçim nutuk ve hamasetle ortamı süslüyor. Gariban biri ise çarçabuk kısa bir duanın ardından hemen adrese paketleme duyurusu yapıyor,
Eğer cenaze siyasi kimlikli ise veya hasbel kader STK başkanı ya da başka başkan ise muhabbetin konusu; ‘’yerine kim geçecek’’ oluyor. Yani göstermelik dualar, iyi bilirdik sözleri, halelleşmeler istisnalar hariç baştan aşağı sahtekarlıklar ve göstermelik. Yani ‘’bende kerhen oradaydım’’ görevini yerine getirmek görselliğini sunmak. Zaten dikkat edilirse; mezarlığa pek az insan gidiyor. Namazdan sonra orada bir çay ocağı, rahat bir ortam varsa saatlerce muhabbet ve bir birini uzun süredir görmeyen insanların hoş sohbetleri cenaze vesilesi ile zirveye çıkıyor. Özetle, ölen ölenle kalıyor.
Hani derler ya; ‘’Ağlarsa Anam Ağlar gerisi yalan ağlar. Ne kadar önemli bir o kadar da günümüz toplumu için gerçekçi bir söz.
Siz Cenaze merasimlerinde olumsuz bir şey gördünüz mü? Asla görmemişinizdir. ‘’ İyi bilirdik, haklarımız helal olsun Allah rahmet eylesin … Kaldı ki bu sözler herkes için söylenmekte . Ölen insanın geçmişte yediği büyük naneler olsa bile yada çok değerli bir kulluk dönemi geçirse bile ‘’MÖNÜ’’ nün içeriği aynı. Yalancı şahitlik yapmaya da cenaze ve yakınlarına saygısızlık etmeye de gerek yoktur.Cenaze törenleri böyle de normal yaşamımız farklı mı? Asla …
Elbette adil ahlaklı dürüst., Liyakat ve ehliyet sahibi insanlarımız vardır. Ama görünürde herkes yalan makinesi olmuş. Her kes yeni tapınak, para ve makamın kölesi olmuş . Fırıldaklık yaparak, idari maslahatta bulunarak üç günlük dünya da kendini akıllı başkalarını salak sanan binlerce insana öyle acıyorum ki; bunların dini ritüellerle haramlarını örtmeye çabalaması , kılıktan kılığa girerek kendilerini kamufle etmesi de ayrı bir iğrençlik. Bu sözlerim asla herkes için değildir. Sonuçta şairin dediği gibi : “Ne ölümün hüznü var ne de hayatın neşesi. ‘Nasılsın’ samimiyetsizliği ile ‘İyiyim’ sahtekarlığı arasında bir yerdeyiz… Diyor Cahit Sıtkı Tarancı
Sonuçta başta ben olmak üzere hepimizi Allah affetsin
İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI
26 Ağustos 2026 Köşe Yazıları
04 Ağustos 2026 Köşe Yazıları
19 Mayıs 2026 Köşe Yazıları
23 Nisan 2026 Köşe Yazıları