logo

Dünyevileşme;  İnsanlığı Hakikat Yolundan Uzaklaştırarak Ebedi Hayatı Unutturmaktadır

Cemil Öğütcü

Cemil Öğütcü
cemil@sadabadhaber.com

Bir mübarek Ramazan Ayını daha geride bıraktık… Şükürler olsun Bayrama ulaştık. Sözlerime Şair Abdurrahim Karakoç ‘un dizeleriyle başlamak istiyorum…

Gölgesinde otur amma
Yaprak senden incinmesin.
Temizlen de gir mezara
Toprak senden incinmesin.

İşte insanlığın bu dünyadaki temel felsefesi bu olmalıdır. Kimse  bir başkasını incitmediği takdirde  bu dünya cennet olmaz mı? Bedenimiz nasıl Allah’a ait ise, sahip olduğumuz tüm mal ve servetimiz de  o’na aittir. O, başta bedenimiz olmak üzere  verdiği nimetleri kendi  yolunda harcamamızı, helalinden  çalışıp kazanmamızı, israf ve gösteriş amaçlı tüketimden sakınmamızı ihtiyaç sahiplerine yardım etmemizi emretmektedir. Bu da kibirden, hırstan uzak mütevazilik ve adaletli olmaktan ve de paylaşmaktan geçer. Bu vasıfları taşıyan insan da asla karıncayı bile incitmez. Zannediyorum Cennete giden yollardan biri de hiç bir canlıyı üzmemekten geçer.

Kibarlık kadar güzel, Nobranlık kadar kötü ne vardır. Allah,  elçilerinden Hz. Musa’ya bile; git Firavun’a kibarca tebliğde bulun derken, esasında tüm kullarına ; öncelikle kibar olun mesajı vermiştir.Hani bir söz vardır ya;  ‘’Tatlı dil ve şefkat yılanı deliğinden çıkarır’’.

İşte insanlığın kurtuluş  ilacı bu olmalıdır. Bu dünya herkese yeter … Yeter ki;  ahlak, maneviyat, eşitlik, adalet, paylaşım, yardımlaşma ve dayanışma iklimi olsun… Yeter ki hırslarımızdan, kibir ve şöhret- şehvet  sapkınlığımızdan, aç gözlülük ve doymazlığımızdan, içimizdeki kıskançlık ve hasetliğimizi terk edelim. Sevgi toplumu bu hasletlerin giderilmesiyle olur. Birilerinin slogan hamalı olmak kime ne kazandırır.

Hal böyleyken,  insanoğlu kendisinin gurbette olduğunu keşfetmelidir. Kısacık ömrün farkında olarak yaşam yörüngesini şekillendirmelidir. Öbür aleme koşarak gitmek için  Sezai Karakoç’un ifadesiyle  ‘’uzatma dünya sürgünümü benim’’ diyerek  bu dünyayı elinin tersiyle itmesi  gereklidir. Başka  da kurtuluşumuz yoktur dostlar…

Mal -mülk, koltuk, kariyer, makam, şöhret , şehvet, kibir, hırs  dünya tapınakçılığının en temel unsurları; şirk bataklığına saplanmanın  kaideleridir. Son yıllarda bunu açıkça görmekteyiz. Dünyevileşme yarışı maalesef bizim dostlarımızın  da vazgeçemediği bir hale geldi.  İstisnalar hariç dünyevileşme gölünde boğulmak üzere  on binlerce kardeşimiz var. Üstelik bunu yaparken de söz de davayı kamuflaj yaparak icra ettiler.

Yine Sezai Karakoç’un ifadesiyle;  ‘’Dava için para kazanmaya giden adamların hiçbiri eve geri dönmedi’’ sözü ne kadar önemli, bir o kadar da durumumuzu net bir şekilde özetlemektedir. Acilen bu dünyevileşme dalgalarında çırpınmaktan kurtulmalıyız. Bizler, geldik gidiyoruz.  Belki ömrümüzün son çeyreğine geldik , belki de yarın öleceğiz … En azından ailemizi, çocuklarımızı eş ve dostlarımızı bu cendereden kurtarmak için mücadele etmeliyiz. Bu mücadele bana göre  farz gördüğümüz ve bildiğimiz ibadetleri yapmakla  eş değerdir. Çünkü dünyevileşme insanlığı hakikat yolundan uzaklaştırarak gerçek hayatı yani Ahiret Yurdunu, ebedi alemi unutturmaktadır.

Sonuç:  Son Ramazan ‘ı bir hiçlik mücadelesi için geçirenlere , paylaşma ve yardımlaşmada yarışanlara, sevgi ve hoş görüyü zirveye çıkarmaya çalışanlara, incitmemek ve üzmemek için mücadele edenlere, zekat ve sadakalarını vererek temizlenenlere, anlamak için ağlamasını bilenlere, acıları paylaşanlara, yetimlerin başlarını okşayanlara selam olsun

Bayramınız Mübarek Olsun.

CEMİL ÖĞÜTCÜ

17 NİSAN 2023 PAZARTESİ

Paylaşın:
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • 20 Haziran 2024 Köşe Yazıları

    Mezarlıklar Vazgeçilmez Diye Anılan İnsanlarla Doludur Zamansız gelme ve zamansız gitmeler her zaman insanoğlunu üzer. Dünya gelmelerle,  gitmelerle dolup boşalıyor.  Tüm canlılar doğuyor, gelişiyor büyüyüp sonra da ölüyor. Kural ve kaide Allah tarafından böyle konulmuş. İnsanlık topraktan geldiği için tekrar toprağa dönerek geldiği yerde eşitleniyor.  ‘’Bu vesile ile geçen hafta değerli bir dostumuzu kaybettik, uzun yıllar birlikte hak yolda siyaset yaptığımız, Milli Görüş emekçilerinden Eyüp Doğan kardeşimiz rahmana ...
  • YERLİ VE MİLLİ

    24 Mayıs 2024 Köşe Yazıları

    YERLİ ENERJİMİZ KÖMÜR VAZGEÇİLMEZİMİZDİR Kömür konusunda bir Bilgi hatırlatması yaparak başlamak istiyorum. Ülkemizin birçok yerinde kömür yataklarımız mevcuttur. Bu kömürler genelde genç kömürler sınıfındadır. Genç ve orta linyit grubuna girmektedir. Kömürün yaşıyla alakalı olarak evreleri şöyledir. LEONARDİT-TURBA-GİTYA-GENÇ LİNYİT-ORTA LİNYİT-LİNYİT-TAŞKÖMÜRÜ (Maden kömürü)-ANTRASİT ve en son hali ELMAS’tır. Ülke olarak petrolümüz, doğalgazımız yok ama kömürümüz var. Cenab-ı Allah’ın bizlere sunduğu Kömür nimetini en iyi ve en veri...
  • YOBAZLIK VE YOZLAŞMIŞLIK.

    24 Mayıs 2024 Köşe Yazıları

    İnsanoğlunu diğer yaratıklardan ayıran en önemli özelliklerden biriside geçmişini bilmesi ve ecdadıyla fikir irtibatında olması gerekliliğidir. Hal böyle iken, özellikle benliğimizi yok etmek geçmişimizden uzaklaştırmak, kültürümüzden tarihimizden yoksun bırakmak için on yıllardır senaryolar yazılmakta ve çeşitli zaman ve zeminlerde hayata geçirilmektedir. Bu muazzam çalışma iç ve dış mihrakların ortaklaşa çalışmasıyla başarı elde etmiştir. Dolayısıyla günümüzdeki giyim ve konuşma kültürü işte bu menfi çalışmaların  eseri olmuştur. ...
  • İSTANBUL’UN TARİHİ YAPILARI – 2

    15 Nisan 2024 Köşe Yazıları

    Yazarlarımızdan Mecit Bülent Yeşil, İstanbul'un tarihi yapıları ile ilgili değerlendirmesinin 2. bölümünü yazdı. Pera Palas Meşrutiyet Caddesi’nde yer alan Pera Palace Hotel, günümüzde müze otel olarak kullanılıyor. Romanlara ve filmlere konu olan Orient Ekspresi, İstanbul-Paris tren seferlerine başlayınca Avrupa standartlarına uygun bir otele ihtiyaç duyuldu ve 1892’de Pera PalaceHotel’in yapımına başlandı. Alexandre Vallaury’nin imzasını taşıyan ikonik yapı; Art Nouveau, neoklasik ve oryantalist mimari üslupları bir arada barındı...