logo

DEMOKRASİ VE LİYAKAT

Metin Zor

Metin Zor
metinzor58@gmail.com

Çok partili ve demokrasi ile yönetilen ülkelerde, merkezi veya yerel yönetimler için, yapılan seçimler, demokratik bir yarıştır. Öyle olmalı da. Bu yarışta, millete sunulmuş ve sunulacak hizmetler ile birlikte gelecek dönemler için hazırlanmış olan projeler anlatılır.  Vatandaşın oylarıyla İktidara gelmek için, tüm partiler var güçleriyle çalışır.

Cumhurbaşkanlığı sistemine göre, Seçimlere girip,  Cumhurbaşkanlığını kazanmak ve en çok oyu alarak Türkiye Büyük Meclisinde sayısal çoğunluğu elde ederek yasa yapma gücü kazanmak, ideallerine ulaşmak, tabiidir ki; her siyasi partinin amacıdır. Bu kazanmışlık, hem siyasi parti yöneticilerine ve hem de, o siyasi partiye oy vermiş seçmenlere mutluluk verir.

Bunun yanında, Seçimleri kazanmak kadar, kaybetmek de var. Bu mağlubiyetin hazmedilmesi ve erdemli olunması da ayrı bir önemli duruştur. Unutulmamalıdır ki, kaybedilen seçimlerden sonra kazanılan bir şeyler de vardır. Örneğin, yapılan hataları görmek gibi. 

Seçimleri kazanan parti, seçim öncesi sıraladığı vaatleri; kısa, orta ve uzun vadede, hayata geçirmeye çalışır. Diğer partiler ise, varsa projesi, varsa yapılmasını istediklerini muhalefette de dile getirirler. Siyaseten istenmeyen bir durum ama, ülkesi ve milleti için üreteceği her hangi bir hizmet düşüncesi yoksa, boş boş konuşurlar. Dostlar alışverişte görsün diye kendilerince, bir şeyler yapmış gibi görünürler. Parti içi çalışmalarına devam ederler. 

Geçtiğimiz günlerde, yapılan seçimlerde, siyasi parti temsilcileri ve onların adayları, kapı kapı dolaşarak toplantı ve mitingler tertip ederek vaat ve projelerini dile getirdiler. Vatandaşın, talep ve düşüncelerini dinlediler, çözüm için gerekli notları aldılar. Kapıya kadar gelen bu siyasi parti temsilcisi ve adayları, belki tepkiyle karşılandı, belki de övgüyle karşılandı. Sonrasında, benim konuksever ve adil cenap vatandaşım o siyasetçileri uğurladı. Söz konusu siyasi parti temsilcileri, en azından öyle görünenler, seçim olmayan dönemlerde ortalıkta görünüyorlar mıydı, kapımıza kadar gelerek bizle ilgileniyorlar mıydı,telefonla aradığımızda bize cevap veriyorlar mıydı. Bu durumu çok iyi değerlendirmemiz gerekiyor. Seçim öncesine kadar, geçen zaman içinde bizleri ziyaret ederek, çayımızı, kahvemizi içerek, bizi şereflendiriyorlar mıydı. Gelenler, soranlar, ilgilenenler, yardımcı olanlar istisna tabi ki.

Seçimler sonuçlandı, adaylar seçildi. Burada vurgulamak istediğim şu.” O artık o değil olmasın.”  Milletvekili adaylarından adayının biri, seçim bölgesinin bir meydanında toplanan halka konuşma yapar. Milletvekili adayını pür dikkat dinlerler. Fakat, o topluluğa karışmadan, bir köşede oturan birini görür ve yardımcısını yanına gönderir. O na sor bakalım, yoksa bana oy vermeyecek mi der. Yardımcısı köşede oturan kişiye sorar. Köşede oturan kişi de, O na söyle, dinliyorum ve O na rey verecegim” der. Zaman gelir, seçimler yapılır, o aday kazanır ve millet meclisi odasındaki yerine oturur.                      (Burada, O vurgusuna dikkat)  Milletvekili adayına oy veren vatandaşın  Ankara’ya yolu düşer ve gelmişken de seçilen milletvekilini ziyaret edip bir çayını içmek ister. Millet meclisine giderek odasını bulur ve milletvekilinin sekreterine ziyaret için geldiğini ve görüşme talebini iletir. Sekreter ise, vatandaşa nereli olduğunu ve adını sorar. Vatandaş adını vermez. Sekretere dönerek, “O na deki, o geldi sizi ziyaret etmek istiyormuş de ha.” Der.  Sekreter girer aynısın vekile aktarır.  Milletvekili de ”O na deki o artık o değil.”der.. Kıssadan hisse…..

Paylaşın:
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DİKKAT DOKUNAN YANAR

    04 Eylül 2025 Köşe Yazıları

    Son zamanlarda Türkiye’nin gündeminde hep yolsuzluk ve hırsızlıklar var. Hiç umulmayan  kişilerden neler, neler çıkıyor. Özellikle CHP’li belediyelerin  her gün organize işleri ile gözlerimizi açıyoruz. Ama hırsızın sağı, solu olmaz … Bizler;’’ hırsızlık yapan kızım Fatıma’da olsa da elini kesin’’ diyen peygamberin ümmetiyiz. Kim yapıyorsa mutlaka üzerine gidilmelidir. Toplum bu konuda iyice sıradanlaştı … İnsanlar,  önemsemedikleri gibi dürüst olanları bile saflıkla itham ederek neredeyse  yolsuzluğa teşvik ediyor. Hal ...
  • BİZ OLMAK

    17 Haziran 2025 Köşe Yazıları

    İnsanın hayatında; uğraşı, emek, alın teri, çaba, istek, azim, cesaret, hoşgörü, paylaşım, yardımsever olmak, istişare, iyi niyet, risk gibi unsurlar hep var olmuştur. Ayrıca, kişilere göre değişkenlik arz eder. Diğer yandan, normal bir in- sanda olmaması gereken bir takım unsurlar da, maalesef zaman zaman kendini göstermiştir. Bunlardan, yalnızca biri da- hi, insan yaşamını menfi olarak etkilemeye yetiyor, artıyor bile. Nedir bunlar diye aklımızdan soru geçebilir. İşte bir kaçı. Kıskançlık, miskinlik, haset, nefret, kin, hin, hazımsızlık, peş...
  • RAÇHAEL  KORRIA’YI YI ÖZLEMLE ANIYORUZ

    10 Haziran 2025 Köşe Yazıları

    1969’da İsrail askerleri Kudüs’te Müslümanların kutsal merkezlerinden Mescid-i Aksa’da büyük bir yangın çıkartıyor. O sırada İsrail Başbakanı olan Golda Meir şunu söylüyor: “O gece sabaha kadar korkudan uyuyamadım. Sandım ki, Müslümanlar dört bir taraftan İsrail’e girecek. Lakin sabah oldu ve korkulan olmadı. İslam ülkelerinin gazetelerinde bile bu olay haber olmamıştı.  İşte, o zaman idrak ettim ki, biz dilediğimizi yapabiliriz. Zira bu ümmet uyuyan bir ümmettir”. İşte hakikaten Siyonist  İsrail o günden bu güne tam ...
  • İNFAK’TA YARIŞ İNSANI ÖZGÜRLEŞTİR

    28 Mart 2025 Köşe Yazıları

    Sahabe İnfakı imanın en önemli gerçeği olarak kabul etmiş bu uğurda birbirleriyle yarışmıştır.  ‘’Sevdiğiniz şeylerden infak etmedikçe  asla iyiliğe erişemezsiniz şüphesiz ne infak ederseniz Allah onu bilir’’  ayeti,  sahabenin İnfak anlayışının temelini oluşturmuştur.  Ayet, iyiliğe ve hayra erişmek için sadece  iman etmenin yeterli olmayacağını ifade ederken İnfak etmeninin dinde en belirgin ölçü olduğunu vurgulamıştır. Bu ayet aynı zamanda Müslümanları sınamaya tabi tutarak onların iman ölçülerini test etmiştir...