logo

‘’ Senin İsmail’in Kim’’?

Cemil Öğütcü

Cemil Öğütcü
cemil@sadabadhaber.com


‘’ Senin İsmail’in Kim’’?

Okumayı seven bir insanım … Kabiliyetim dahilinde yazmaya da çalışıyorum. Bir çok yazar,düşünür,lider,felsefeci,siyasetçi beğenirim. Ama benin dünyamda; Aliya İzzet Begoviç,  Ali Şeriati ve Mehmet Akif Ersoy’un ayrı bir yeri  vardır.

    Çok sever, takdir eder, hemen herkese de tavsiye ederim bu önemli şahsiyetlerin okunmasını.  Üç insan da; söylemleri gibi yaşayarak  hayat mücadelesi vermişlerdir. Ortak paydaları ise  gelip geçici oyun ve oydaş dünyası olan bu alemde,  gün yüzü görmemeleridir. Sürgünler, zindanlar, işkenceler, fakirlik, yoksulluk,tevazuluk, vatanperverlik, gerçek  Kur’an  Müslümanlığı onların ömür boyu yaşam biçimleri olmuştur. Ekoldür bu insanlar… Her sözleri, cümleleri bir kitaptır bu değerlerin… Allah onlardan razı olsun.

Buradan yola çıkarak yaklaşan Kurban Bayramı ve Ali Şeriati’nin Kurban yorumunu burada sizlerle paylaşmadan önce birkaç kelam etmek istiyorum. Kurban Bayramı yaklaşırken yine Türk İnsanı; bayramın ikliminden, dini ibadeti oluşundan  ziyade bu ritüeli  bahane ederek  gününü gün etme ve tatil  planlar yapma içerisinde. Esasen hiç kimseyi de ilgilendirmemekte Kurban Bayramı.  Aylar öncesinde tatil planları yapanların sayısı 10 milyonları aşmış durumda…  Turizm bölgelerinden gelen haberler  tüm otellerin dolduğu şeklinde.  Hal bu iken insanlar, 10 günü nasıl değerlendirip eğlencenin zirvesin nasıl yakarlımın peşinde … Hemen herkes.

 Bir başka bakışta ; Kurban kesmeyi ,kavurma  ya da et bayramına çevirip kasaplık mesleği olarak algılamaktadır. Elbette kaynaşma, dayanışma, paylaşma, sevgi ve kardeşlik iklimi olarak algılayan bu şekilde değerlendiren önemli bir kesimde vardır. Elbette Bu  ritüeli, ibadeti olarak yapmayı ve bu geleneği sürdürenler vardır. Bir de benim gibi klasik cümleyi kullanalar var: ‘’Nerede o  eski bayramla ’’…

    Haksızda değiller doğrusu…  Şimdi o gelenekten eser kalmadı. Yaşlılar, büyükler ziyaret edilmemekte, komşu kapıları çalınmamakta, akrabalar ise her geçen gün unutulmaktadır. Aileler, insanlar sosyal medya, televizyon, bilgisayar sayesinde iyice yalnızlaşmaktadır. Gelenekler tasfiye olurken bireysel pragmatist bir insan türü yeni model olarak yetiştirmekte…  Yeni dünya,  sistem ve  vahşi Kapitalizm bunu istemektedir.  Hal böyle olunca yardımlaşma ve dayanışma iklimi Müslümanların da elinden maalesef alınmaktadır. Gün gelecek insanlar bayramları sosyal medya üzerinden kutlamayı da unutacaklar.

    Sonuçta bayram kuşakları her geçen yıl kaybolmaktadır.. Bayram, sadece Antalya ve Bodrum’daki turizm bölgeleri olarak algılanıyor. Kaldı ki kurban kesim oranları her yıl düşerken toplumun büyük bir bölümü, bu işleri banka dekontları ile hallediyor. Kısacası hem bu gelenek hem de bize ( Hanifilere) göre vacip, diğer mezheplere göre sünnet olan bu ibadet yok oluyor farkında değiliz.

Ama Kurban nedir bir de Ali Şeriati’nin bakışıyla  okuyalım, dinleyelim.

Ali Şeriati:  ‘’Senin İsmail’in Kim’’?

“Bu İbrahim’in dinidir; kana susamış tanrıların, mazoşistlerin ve işkencecilerin değil. İnsanın mükemmelliğe ulaşmasının, bencillikten ve hayvani arzularından kurtulmasının hikayesidir yaşanan. İnsanın daha ulvi bir makama ve aşka, ve bilinçli bir insan olarak sorumluluklarını yerine getirmesine engel olacak her şeyden azade olduğu bir iradeye yükselişidir…

…Hikaye, bir koçun kurban edilişiyle sona eriyor. Bu, Yüce Allah’ın tarihin en büyük insan trajedisinin sonuna ilişkin dileğidir – birkaç aç insanı doyurmak için bir koç kurban etmek.

Sen de İbrahim gibi kendi İsmail’ini getirmelisin Mina’ya. Senin İsmail’in kim? Ancak sen bilebilirsin, başkası değil. Belki eşin, işin, yeteneğin, gücün, cinsiyetin, statün vs. Ne olduğunu bilmiyorum, ama İbrahim’in İsmail’i sevdiği kadar sevdiğin bir şey olmalı. Senin özgürlüğünden çalan, görevlerini yerine getirmeni engelleyen, seni eğlendiren, hakikati duymaktan ve bilmekten alıkoyan, sorumluluk kabul etmektense meşrulaştırıcı sebepler ürettiren ve seni sadece gelecekte senden gelecek yardım için destekleyen ne varsa; işte bunlar onun işaretlerindendir. Onu arayıp bulmalısın. Eğer Allah’a yaklaşmak istiyorsan, İsmail’i Mina’da kurban etmen gerek.

İsmail’in yerine geçecek koçu (fidye) sen tespit etme, bırak Allah sana yardım etsin ve bir hediye olarak göndersin. O, koçu ancak bu şekilde kurban olarak kabul eder. Koç ancak İsmail’in bedeli olduğunda kurbandır; yalnızca kurban olsun diye koç boğazlamak ise kasaplıktır.”

Kurban Bayramınız Mübarek Olsun

Paylaşın:
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • CENAZE MERASİMLERİ NDEKİ SAMİMİYETSİZLİK

    26 Ağustos 2026 Köşe Yazıları

    "Ne ölümün hüznü var ne de hayatın neşesi. 'Nasılsın' samimiyetsizliği ile 'İyiyim' sahtekarlığı arasında bir yerdeyiz… Diyor Cahit Sıtkı Tarancı Hakikaten öğle değil mi? Sıkça tanıdık,akraba, dostlarımın cenazesine katılarak görevimi yerine getirmek isterim. Ama gördüğüm manzaralar. sahneler ibretlik. Daha cenazenin başında iken  muhabbet başlıyor.iş, servet, ticaret. Siyaset, spor muhabbetleri gırla gidiyor. İstisnalar hariç kahkahalar neredeyse koro halinde yapılıyor. Doğrusu cenaze sahiplerinin çok yakınları dışında üzülende yok, c...
  • YAZ SPOR OKULLARI’NDA ÇOCUKLAR HEM ÖĞRENİYOR HEM SPOR YAPIYOR

    14 Ağustos 2026 Kağıthane, Köşe Yazıları, Spor

    Kâğıthane Belediyesi tarafından çocuk ve gençlerin yaz dönemini sporla değerlendirmelerine katkı sağlamak amacıyla düzenlenen Yaz Spor Okulları, ilçedeki spor tesislerinde yoğun katılımla devam ediyor. Farklı yaş gruplarına yönelik hazırlanan eğitim programlarında öğrenciler, alanında uzman eğitmenler eşliğinde hem sportif becerilerini geliştiriyor hem de aktif bir yaz dönemi geçiriyor. Yaz Spor Okulları kapsamında çocuklar ilgi duydukları branşlarda temel teknik eğitimlerin yanı sıra koordinasyon, dayanıklılık ve takım çalışmasına yönelik ...
  • İSTERSENİZ  ROTAMIZI TÜRKİSTAN’A ÇEVİRELİM 

    04 Ağustos 2026 Köşe Yazıları

    Geçen Kurban Bayramını Ata Yurdumuz  Kafkasya’da geçirdim.  Yaklaşık 10 gün Kazakistan, Özbekistan ve Özerk bölge Türkistan’da geçirdim. İlmin, takvanın, adaletin , cesaetin merkezleri, Kahramanlık destanlarının yazıldığı Ata yurdumuzda gerçekten güzel bir 10 gün yaşadım . Altın Silsile denilen mekanları görme imkanı bularak o mübarek zatlara hayır duada bulundum. Tarihin, sanat ve kültürün nakış gibi işlemişçesine güzelim tarihi mekanları doya doya izledim, yaşadım …Peygamberimizin Kuzeni Amcası Abbas’ın oğlu Kusem Bin. Abbas, &n...
  • İnönü’ye Ne Dediler? Ne Cevap Verdi?

    19 Mayıs 2026 Köşe Yazıları

    İnsanlık,  yeryüzünün doyumsuz vahşileri tarafından aynı metotlarla sömürülmeye devam ediyor. Sömürürken de  hiçbir ahlak kuralı, vicdan duygusu göz önünde bulundurulmuyor. Çocuklar, kadınlar, yaşlılar öyle vahşice katlediliyor ki;  vicdan sahibi hemen herkes,’’ Neden kıyamet kopmuyor? Neden zalimler helak olmuyorlar?  sorusunu soruyor Ama maalesef elden bir şey gelmiyor. Bizler halk olarak hep şunun peşindeyiz; Vuralım, yakalım, yıkalım, öldürelim … Kimi; İsrail’i,  Amerika’yı,  Çin’i, Rusya’yı … Ne Kadar z...