Bugun...
RAMAZAN


Metin Zor
İMAİL: metinzor58@gmail.com
 
 

İnsanoğlu yaşadıkça bir şeyleri görür, öğrenir ve uygular. Yaşamadan ise hiçbir şey göremez ve öğrenemez. Derler ya, yaşa ki göresin. İşte bu ifadenin büyük anlamı vardır. İnsan; yaşadığı sürece, çok değişik badirelerden geçer.  Acı- tatlı, iyi-kötü, mutlu-mutsuz ve karanlık günleri olur.                    İşte, karanlığı nuruyla aydınlatan Ramazan Ay’ı da, (değerini bilenler için) insana huzur ve mutluluk veren, bize biz olduğumuzu hatırlan, kutsal ve önemli ayların başında gelen bir ay’dır.

Hoşgörü ve yardımseverlik, bu ay’da tavan yapar. Sabır ve paylaşımın zevkini bu ay’da, daha çok hissederiz. Herkes, biri birlerine hoşgörü, şefkat ve sevgiyle bakar. İmkanlar nispetinde, ne kadar iyilik ve güzellik var ise, bu ay’da  sergilenir. Bu ayda bolluk yaşanır. Bu ay, bereket ayıdır. Bu ay mazlumların çektiği çileyi hissetme ay’ı dır. Bu ay, milyarlarca Müslüman’ ın, daha çok kenetlenme ve aklını başına toplama ay’ı dır.  Bu ay Ramazan ay’ı dır.

Ne mutlu, Ramazan’ı, ramazan’a yakışır bir şekilde yaşayanlara.                                                                                   Ne mutlu, bu günleri ihya edenlere.                                                                                                                                                 Ne mutlu, Ramazan’da huzur bulanlara.                                                                                                                                                      Ne mutlu, Ramazan ay’ı nın kutsallığını idrak edenlere.                                                                                                                                     Ne mutlu, güzellikleri görenlere ve özümseyenlere.                                                                                                                                  Ne mutlu, Ramazan ay’ı nı, sıradan bir eğlence ay’ı gibi görmeyenlere.                                                                                                           Ne mutlu, Ramazan’ın özüne yakışan eğlencelere katılanlara.                                                                                                                 Ne mutlu, bu Ay’da, sufi müziğe eşlik edenlere.!

Bir Ramazan Ay’ı nı daha yaşadık. Yılın on iki ay’ı var. Fakat bu ay başka.                                                                        Verdiği dersle,(Tabii alanlar için.), sağladığı sabırla, işlediği kardeşlik, paylaşım ve yardımlaşma ruhuyla, bambaşka ulviliği var bu ayın.

İnsanoğlunun yaratılış gayelerinden bazıları da, sevgi, hoşgörü, paylaşım ve yardımlaşmadır. İdrak ettiğimiz Ramazan ay’ında bunlar yaşanıyor ise, işte tüm bu güzelliklerin sebebi, Ramazan Ayı’nın kutsiliğidir. Ramazan, kendiliğinden ortaya çıkan güzel, hoşgörü ve yardımlaşma duygularını harekete geçiriyor, paylaşımı sağlıyor. İnsanda var olan cevheri, enerjiye dönüştürüyor. Tabiidir ki yılın her ayı’nın özelliği vardır. Fakat, Ramazan Ayı başka. Çünkü, Müslümanların rehberi olan, kutsal kitabımız                           Kur’an ı Kerim bu ay’da indirildi. Fazla söze ne hacet.

Evet, bir Ramazan Ayı’nı daha, yaşananlarla, anılarıyla, güzellikleriyle geride bıraktık. Bu sene Ramazan’ı yaşayanlar, belki de gelecek sene aynı Ramazan’ı yaşayamayacak, aramızdan ayrılıp ebediyete intikal edecekler. Vakit su gibi akıp gidiyor. Bir daha geri gelmeyecek. Geçen vakitlerden gerekli dersi çıkarabilmişsek ne mutlu bizlere. Her şeyin bir vakti olduğu gibi, Ramazan’ın da bir vakti var. Kısmet olursa, gelecek sene aynı güzellikleri yaşamak üzere, o mübarek ay’ı karşılayacağız.

(idrak ettiğimiz Ramazan Ayı’nda sergilenen; yardımlaşma, kaynaşma, eğlence ve kültür etkinlikleri için, başta Kağıthane Belediye Başkanımız Sn. Fazlı KILIÇ olmak üzere, tüm belediye başkanlarımıza ve emeği geçen herkese, insanlık adına sonsuz teşekkürü bir borç biliyorum.)

Ramazan bitiyor, yaşam devam ediyor. Yaşananlardan ders alarak, ileriye, daha ileriye bakarak, yönümüzü kaybetmeden, gelişen çağa ayak uydurmamız gerekiyor. Yine gelişen teknoloji sayesinde, daha huzurlu, müreffeh, aydın bir neslin çoğalması için, var gücümüzle çalışarak, önceden olduğu gibi, bu gün de, dünyaya örnek bir millet olmalıyız. Çünkü bu özellik, bizim genlerimizde mevcuttur. Mazlum milletler bizden yardım, koruma ve şefkat beklemektedir.

Ne dersiniz, HASLET içinde olalım mı.

 

Vesselam,

Metin ZOR.

                                                                                                



Bu yazı 1296 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR

Yeni Sitemizi Nasıl Buldunuz?


YUKARI