Bugun...
ÖZ BENLİK


Metin Zor
İMAİL: metinzor58@gmail.com
 
 

Dünden bugüne, evrende var olan tüm nesneler,  ne zamanki öz benliğinden uzaklaşmış veya uzaklaştırılmış ise, sonları hüsran ve belirsiz olmuştur. Yaratılış gayelerini bilmeden, gereğini yapmadan silinip gidiyorlar. İnsanından hayvanına, meyvesinden ağacına, teknolojisinden duygusuna kadar. Önemli değerler değerlerini kaybetmiş, adeta yok oluvermişlerdir. Elde edilen kazanımlar, yenilikler bir anda yok oluvermiyor.  Zaman içinde, sindire sindire - alıştıra ılıştıra.

Evet,  Yerküre’de beklenmedik gelişmeler yaşanmaktadır. Kim, kimin yanında.  Kimin eli, kimin cebinde  belli değil.  Olaylar, o kadar hızlı gelişiyor ki, adeta takibi imkansız oluyor. Hani bir deyim vardır ya “tüfek icat oldu mertlik bozuldu”  düzen de bozuldu. Ahlak da bozuldu. Kısacası sazın da düzeni bozuldu, çünkü akort tutmuyor. Birçok temel gıdadan tutun da, çocuklarımızın oyuncaklarından, yanı başımızdaki sadık köpeklerimize kadar her şeyin genleriyle oynandı.

Gün geçmiyor ki, yeni ve olumsuz gelişmeler baş göstermesin. Her sabah yeni bir sosyal olumsuz gelişmeyle uyanır olduk. Yaşanılan olumsuzlukların hemen hepsi, ahlak erozyonundan kaynaklanmaktadır. Köylü köyünü, kentli kentini tanımaz olmuş ise, işte o zaman bozulma başlamış demektir. Hele hele, en yakınından bile utanır hale gelmiş ise, seyreyle yıkımı……. Çağdaş olalım derken yolumuzu şaşırmayalım ve o yoldan çıkmayalım. Zira yolundan çıkanlar, kendini şarampollerde buluveriyor. Gelişen teknolojileri bile, amacına uygun bir şekilde kullanmadığımız sürece, yarar yerine hep zararını görmüşüzdür. Özentiyle yaşamaya çalıştığımız sürece, defalarca ifade ettiğimiz gibi, öz benliğimizden uzaklaşıp, uçurumun kenarına gelmişiz demektir. Analar mami, babalar babişko, arkadaşlar kanka olmuş ise, diğer yakınlarımıza ne deniyor onu bilemiyorum.

İnsanlar, toplumlar veya devletler, benliğini yitirdiğinde, özünden ve insanlığından uzaklaştığında, bozguna uğramış, yok olup gitmişlerdir. Geçmişte bu yozlaşmanın çok örnekleri yaşanmıştır. Mademki, toplumu  bireyler oluşturuyor, o halde, insanlıktan uzak bireylerin oluşturduğu toplumdan ne fayda gelir. Başkalarının maşası olmuş, yakmayı- yıkmayı düstur edinmiş, yönünü kaybetmiş, kendini dahi düşünemeyecek kadar düşmüş !  muhterislerden kime ne fayda gelir. Yapıcı olmak bunlardan beklenebilir mi.

Geleceğe yön verecek olan yeni nesillerin, gerçek manada eğitimli olması, milli ve manevi değerlere önem vermesi, devletini ve milletini sevmesi olmazsa olmazlardandır. Günümüzde, mensubu olduğu millete ihanet edenleri görüyor ve o ihanete canlı olarak tanık oluyoruz. Ekmeğini yediği kapıya pisleyenleri görüyoruz.  Özümüzü kaybetmeden, ne yapmamız gerekliliğinin bilinci içinde, daha hızlı ilerlemeliyiz. Yaşadığımız çağı iyi okumalı, gelişmeleri iyi takip etmeli, teknolojiyi gereği gibi ve amacına uygun olarak kullanmalı ve belirleyici olmalıyız. Uygulayıcı değil. Benliğimizi ve özümüzü yitirmeden, daha çalışkan, daha aydın, daha verimli ve çağın gereklerine olumlu yönde ayak uydurmalıyız. Çağdaşlık yapayım derken, yolumuzu şaşırmamalıyız.  Bizim kültürümüzde saygı vardır. Bizim kültürümüzde sevgi vardır. Bizim kültürümüzde yardımlaşma vardır. Bizim, bize has kültürümüz medeniyetle yoğrulmuştur. Bizde ithal kültüre gerek yok.  Şanlı geçmişimizi ve atalarımızı örnek almamız, onların yaşam tarzlarını anlamamız dahi, bize yeterlidir.

Çünkü, biz bize yeteriz be…..

VESSELAM,

Metin ZOR 



Bu yazı 991 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR

Yeni Sitemizi Nasıl Buldunuz?


YUKARI