Bugun...
OYUNDAN OYUNA


Metin Zor
İMAİL: metinzor58@gmail.com
 
 

Ülke denen oluşumlar meydana geldikten sonra, gün geçmiyor ki, biri diğerine üstün gelme çabasında olmasın.  Sürekli olarak çıkar çatışmalarından dolayı, güç dengeleri de buna paralel olarak, değişiklik göstermektedir.

 Bu çıkar çatışmalarının odak noktası, maalesef Türkiye’miz olmuştur. Bu durumun en önemli sepelerinden biri de, Kuzey Afrika’nın, Asya’nın, Ortadoğu’nun, Kafkasların kontrol altında tutulabileceği önemli noktalardan biri Avrupa’dır. Bu bakımdan,  Anadolu’muzun durumu ve hassas coğrafi konumu, dünya geleceğini etkileyecek öneme sahiptir. Anadolu’muz; öteden beri, devamlı ve çok yönlü çıkar çekişmelerinin,  güç çatışmalarının odak noktası olmuştur.

 Kökü ve doğru dürüst bir tarihi dahi olmayan Amerika, Ortadoğu’daki işgallerini bile, Haçlı ordusunun zaferi olarak niteleyebilmiştir. Düşünüz bir kere, aynı sömürü düzeni aynı zihniyet, on yıllardır dolaylı olarak da olsa, Avrupa dayanışmasıyla ayakta durmaya çalışmaktadır. Güçlerinin tükendiği anda, sayısız entrikaları devreye sokarak yeni oluşumlar peşinde olmuşlar ve zaman zaman kendi açılarından başarı sağlamışlar, vampir vari, kan emiciliklerini devam ettire gelmişlerdir.

Dünya’nın hali ortada. Fazla incelemeye ve yıllar yılı araştırma yapmaya gerek kalmadan, yerkürenin yakın tarihine şöyle bir göz atılacak olsa, Kafkasların, Ortadoğu’nun, Kuzey ve Güney Afrika’nın, Asya’nın son durumu, bize önemli dersler verecektir.  Belki de, bu durumun en önemli sebebi, yeraltında bulunan zengin maden ve petrol rezervleridir. Yani bunların değerini anlamayan hazırcılardır. Yani kendini yenilemeyen tembel ve miskinlerdir. Yani taş atıp da kolları ağrımayanlardır. Kazanımlarının farkında olmayan, yan gelip yatan zavallı mihraklardır. Atalarına, geçmişine sahip çıkmayanlardır. En önemlisi de, cahil bırakılmış zavallı topluluklardır. Unutulmamalıdır ki, sömürü düzen, kendiliğinden oluşmamıştır. Amerika, İngiltere gibi, birtakım sömürü sayesinde ayakta kalmaya çalışan kan emici devletler tarafından, Ortadoğu’daki petrol rezervlerinin kontrol altında tutulduğunu, ilk okul öğrencisi dahi bilmektedir. Daha önce de ifade ettiğimiz gibi tüm oyunlar, sömürü düzenlerini devam ettirmektir. Sömürü sınırlarını daha da genişleterek, geleceklerini garanti altına alma içgüdülerini hiçbir zaman kaybetmemişlerdir. Dün olduğu gibi bugün de, yeni sınır çizme çabaları, yeni çıkarlar içindir.

 Ortadoğu,  Asya ve Afrika’daki istila ve asimilasyonun bir benzerini, Türkiye’mize de uygulamak için, daha karışık ve çok yönlü tehlikeli oyunlar oynanmaktadır. Bu tehlikeli oyunu başarmak için, her yol denenerek, İç ve dış mihraklar tarafından, olağan üstü çabalar sarf edilmektedir. Başarısız olan her oyundan sonra, yenisi denenmekte. Fakat hiçbir zaman başaramayacaklar. Oyun içindeki oyunlara maşalık yapan iç mihraklar, maşalıklarıyla kalacak ve dün olduğu gibi, bugün de gerekli dersi alacaklardır.

                                                                        XXX

İşin, birde küresel ısınma boyutu var. Bu konuda, edindiğim ve basına da yansıyan çok önemli bilgileri kısaca paylaşmak isterim. Amerikalı bir strateji uzmanının hazırlayıp, Başkan’a sunduğu raporda şöyle deniyor. Önümüzdeki 20 yıl içinde, Avrupa’nın kuzeyi aniden soğuyacak. İngiltere’nin büyük bir kısmı tamamen buzlar altında kalacak. Hollanda sulara gömülecek. Avrupa’nın iklimi değişecek. Bu yeni buz devri, insanları göçe ve savaşa zorlayacak. Bu gelişmeden, Türkiye, Güneydoğu Avrupa Ülkeleri ve Ortadoğu etkilenmeyecek. Bunun açıklaması ise, şöyle yapılıyor. Kuzey yarım kürede, ekvatordan kuzeye doğru gidildikçe, matematiksel konum gereği, güneş ışınları daha az ışınla yeryüzüne çarpar ve sıcaklık azalır. Bu gibi etkilere, coğrafya uzmanları, kısaca “enlem etkisi” diyorlar. Açıklamalar uzun uzadıya devam edip gidiyor. Biz burada, gelecekteki  küresel ısınmanın sonuçlarını bilen araştırmacıların, ülkemizi daha da karıştırmak ve Ortadoğu’ya benzetme çabasıyla istila etme çabalarını vurguluma açısından, bu önemli ikinci konuya değinmek istedik. Küresel ısınmadan çok az etkilenecek olan Türkiye ve çevresine, Amerika ve İngiltere, diğer konularda olduğu gibi, ağabeylik taslamak isteyebileceklerdir. Belki de, %30 u kıyılarda yaşayan Avrupa nüfusunun daha içerilere doğru göç etmek isteyeceklerinden dolayı, savaşlar çıkabilecektir. Bu gelişmeleri, Amerika ve İngiltere kendileri kontrol etmek istemektedirler. İşte bu yüzden, ikinci önemli konu olarak, askeri strateji uzmanlarının hazırladığı “Küresel Isınma Raporu”nun önemine değindik.

Durum böyle. Rapora göre duvar karşımızda. Çarpmanın sert mi, yavaş mı olacağı belli değil. Sözü edilen duvar, küresel ısınma ve iklim değişikliğidir. Eğer ki, ifade edildiği gibi, Avrupa 20 yıl içinde, buz iklimi içine girecek olursa, gelişebilecek kaostan, Ülkemizin çok az etkilenmesi için, gerekli önlemlerin alınması önem arz etmektedir. Küresel ısınmanın savaşlara sebep olabileceği endişesi vardır.

Eğer Dünya, iklim felaketi yaşarsa, üç tarafı denizlerle çevrili ve iç denizi olan Türkiye’ye, istila yoluyla yaşanabilecek  ülke gözüyle bakanlara, dün olduğu gibi, bugün de gerekli dersler verilmiş ve verilecektir. Türk milleti hiçbir zaman istiklalinden ödün vermemiş, gerektiğinde vatanı ve istikbali için canını vermekten çekinmemiştir. Yeter ki; dikkatli olalım. Yaşananlar ortada.

 

Vesselam,

METİN ZOR

 



Bu yazı 1151 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR

Yeni Sitemizi Nasıl Buldunuz?


YUKARI