Bugun...
NELER OLDU, NELER OLUYOR (ÖZETLE)


Metin Zor
İMAİL: metinzor58@gmail.com
 
 

Lozan’da sınırlar çizildikten sonra, bizim tarafımızdan bazı istenmeyen durumlar gelişti. Bu gelişmeler, ülkemizin istemi dışında gerçekleşti. Batı dünyasıyla birlikte, bazı arap ülkeleri, 600 sene sizden çok çektik bahanesiyle, acısını çıkarmaya çalıştılar. İslam veya Arap dünyası, bizle yıllarca irtibatını kesti. İslam dünyasıyla alış- verişimiz olmadı. Fakat Avrupa irtibatını kesmedi. Belli bir tarihe kadar İslam ülkelerinde büyükelçimiz dahi yoktu. Bu durumdan faydalanan İngiltere, Fransa, Amerika gibi devletlerin büyük elçilikleri vardı ve faaliyetlerini sürdürüyorlardı.

Arap ve Müslüman alemini yöneten sözde yöneticiler iradesini kullanmayarak, Amerika’ya ve batı ya boyun eğdiler.  Amerika, İngiltere ve batı Alem’i, İslam ve Arap topraklarını sözde yönetenleri çok iyi tanıdıkları ve bildikleri için, her dediklerini yaptırmış ve de istediklerini almaya başlamışlardı. İşin aslına bakacak olursak,  Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan diye bir devlet yok. Bunlar, adeta Amerika’nın ileri karakolları gibidir. Bunlar hem petrolünü veren ve hem de onların uşaklığını yapan ruhsuzlardır. Burada Arap halkını kastetmiyoruz. Sözümüz onların yöneticilerine, basiretsizlere, bedavacılara. Yani ruhlarını ve devletini satan yöneticilerine…. Bugün Müslüman aleminin çektiği zülum, eziyet ve asimilize oluşlarının nedeni hep bu basiretsizlerin yüzündendir.

                                                                              XX

Biz ise; belli bir süre yaşadığımız olumsuzluklara rağmen, millet olarak, küllerimizden tekrar doğduk. Savunma amaçlı savaştık ve başardık. Bağımsızlığımızı sağlamak için, Yedi düvele kök söktürdük. Çünki; Bağımsızlık, bizim karakterimizdir. Bu bilinç ve ruhla hareket ettik. Yurtta sulh, cihanda sulh düsturunu hep ön planda tuttuk. Bağımsızlığımızdan ve barışçıl tutumumuzdan ödün vermeden dünyaya haykırdık. Yine bizi çekemediler, çekindiler. Açıkça güçlerinin yetmeyeceğini anlayınca, değişik yöntemlerle bizi tekrar alaşağı edeceklerini sandılar. Yanılıyorlardı, zira karşılarında cengaver bir millet vardı.

Dün, gizli - gizli aleyhimizde olan, bazı kendini bilmez ve toplama insanlardan oluşmuş kan emici sözde devletler, bugünlerde açık açık ve düşmanca davranmaktan çekinmiyorlar. Sözde müttefikler, sözde stratejik ortaklar, güç birliği yapmış casına her türlü saldırı halindeler. Ülkemizi parçalamak isteyenlere yardım ve yataklıktan tutun da, teröristleri koruyup kollama ile birlikte, her türlü silah teminine  kadar….

Güç birliği yapmamız gereken şu hassas günlerde, maalesef siyasetçi-gazeteci-doktor görünümlü birtakım unsurlar ve güruhlar, ülkemiz düşmanları ile birlikte hareket ediyor, onların ağzıyla konuşuyorlar. Uydurma söylemlerle, sloganlarla, kendi düşüncelerini halkın düşüncesiymiş gibi gündem oluşturmayı siyasetçilik sanıyorlar. Kendi kendilerini kandırıyorlar.  Vatandaşı da kandıramazlar. Kendileri gibi; konuştukları da, gündemleri da, iddiaları da düzmece ve uydurmaca.

Yalanla, dolanla, sloganla, hamasetle siyaset olmaz, yöneticilik olmaz. Bu durum, ne evde, ne kurumlarda, ne şirketlerde ne de devlette geçerlidir.

 Olmaz, Olamaz, Olabilemez….

Vesselam,

Metin ZOR



Bu yazı 239 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR

Yeni Sitemizi Nasıl Buldunuz?


YUKARI