Bugun...
İNSAN VE DOSTLUK


Metin Zor
İMAİL: metinzor58@gmail.com
 
 

İnsanlık, dostlukla değer kazanır. Dostlukla yürür, dostlukla gelişir, dostlukla anlam kazanır. Dostluk yoksa insanlık da yok demektir. Dostluğu ,bir çok yönüyle vurgulamaya çalışalım.

Dostluk dışındaki  insanlar arası ilişkiler, samimi olgular içermediğinden, hep yüzeyseldir. Basit örneklemeler yapacak olursak. Gerçek dost olmayan kişi, senin ağladığını görmez. Gerçek dostunun omuzu, senin göz yaşlarınla ıslanır. Sıradan, önemli  veya  davetli bir kişi, senin davetine hediye ile gelir. Gerçek dost ise, yardım etmek için, herkesten önce gelir. Toparlanmana yardımcı olmak için, herkesten sonra çıkar. Arkadaş olarak tanıdığın biri, yattığı veya  geç saate arandığında rahatsız olur. Gerçek dostun ise, rahatsız olmadığı gibi, konuyu görüşmek için, niye geç kaldın diye sorar. Gerçek dost olmayan biri, telefonda kavga ettiğiniz zaman, her şeyin bittiğini düşünürken, gerçek dost  ise, seni tekrar arar ve ortamı yumuşatmaya çalışır. Gerçek dost olmayan biri, her zaman kendisinin yanında olmanı ister. Gerçek dost ise, daima senin arkandadır.  Gerçek dost olmayan, senin zayıf tarafını öğrendiğinde, zaaflarını senin aleyhinde kullanır. Gerçek dost ise, senin zevklerini öğrendiğinde, onlara hitap eder. Bazı arkadaş bildiklerin, zaaflarını başına kakar, gerçek dost bunları örtmeye çalışır. Bazı dost bildiklerin, sıkıntın olmadığı dönemlerde senin yanındaymış gibi görünür, gerçek dostların ise, sıkıntın olduğunda, hep yanındadır. Bazı arkadaşlarına sen huzur vermeye çalışırsın, gerçek dostun ise, sana huzur vermeye çalışır.

Acı duyabiliyorsan, canlısın. Başkasının acısını da duyabiliyorsan, demek ki  İNSANSIN, tezinden hareket edecek olursak, işte o zaman gerçek dostluğun kavramını özümsemiş, anlamış ve görevlerin en kutsalını yerine getirmiş oluyoruz. MALCOM X’ in ifade ettiği gibi, “Bize kalmayacak Dünya için, bize kalacak günahları biriktiriyoruz.”   Evet doğrudur. Günahlar derken, insanların yaptığı hatalar sonucu yaratılış gayesinden de uzaklaştığını vurgulamak istiyor. Çünkü insanoğlu yaratılırken, bir amaç uğruna yaratılmış ve gereğinin yapılması istenmiştir. İnsanlık onur ve şiarı ayaklar altına alınmış ise,  senin dünyadaki varlığın da anlamsızlaşmış demektir. Amaçsız ve şuursuz bir insanlıktan söz edilebilir mi. Yaratılış gayesini ve insanlık gereklerini  yerine getirenle, getirmeyen bir olabilir mi. Rüzgarın yönüne göre yön değiştirenlere, gerçek insan denilebilir mi. İnsan, her şeyden önce kendi değerini bilmelidir.

İnsanlık, güzellikle eş anlamlıdır. İnsanlık okumaktır. İnsanlık eğitmek ve eğitilmektir. İnsanlık yaşamla da eş değerdedir. Yaşam var ise insanlık da vardır. İnsanlık dünya nimetlerini değerlendirmek ve müspet anlamda faydalanmaktır.  İnsan o kadar kutsal bir varlıktır ki, melekler dahi önünde secdeye kapanmıştır.  O halde, niçin değerimizi bilmiyoruz ki. İnsanlık, sevmesini bilmektir. İnsanlık adaletli olmak demektir. İnsanlık, kendisine yapılmasını istemediğin bir şeyi, başkasına reva görmek demek değildir. İnsanlık bilmektir. İnsanlık dürüst olmaktır. İnsanlık ortak değerlere saygı duymak, bunlara sahip çıkmak ve yaşatmaktır.

Yukarıda da, örneklemeler ile izah etmeye çalıştığımız gibi, dostluğun olmadığı yerde, insanlıktan söz edilemez.  İnsanlığın olmadığı yerde de, dostluktan söz edilemez. O halde insanlık ve dostluk gereklerini yerine getirmek, biz kulların en başta gelen görevleridir diyebiliriz.                                                                                                                                     

KOLLARININ KUCAKLAMAYA YETMEDİĞİ BİR AĞAÇ BİR TOHUMLA.

 EN UZUN YOLCULUKLAR, KÜÇÜK BİR ADIMLA.

GERÇEK DOSTLUKLAR İSE, KÜÇÜK BİR TEBESSÜMLE BAŞLAR.

Vesselam,

Metin ZOR.

 

 



Bu yazı 1174 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR

Yeni Sitemizi Nasıl Buldunuz?


YUKARI