Bugun...
GÜZELE ÖZLEM


Metin Zor
İMAİL: metinzor58@gmail.com
 
 

 Bu yazımızda; İnsanı ve devamı olan komşuluk ilişkilerine, dilimizin döndüğünce değinmeye çalışacağız. Bu konuyu, hemen her zeminde vurguluyor, özlem duygularımızı dile getiriyor, geçmişteki yazılarımda olduğu gibi, örneklemeler ile mevcut ve gelecek nesillere, yaşanılan gerçekleri anlatmaya çalışıyorum. Bunu yaparken de, insani vazifemi yerine getirdiğime inanıyorum.

Evet, toplum içinde isen, birlikte yaşamak bilincine erişmiş olman gerekiyor. Paylaşmayı bilmen gerekiyor. Saygıyı muhabbeti bilmen gerekiyor. İlgiyi, yardımlaşmayı, ağlamayı, gülmeyi bilmen gerekiyor. Bireysel ve insani sorumluluğunu yerine getirmen gerekiyor. En önemlisi de, geçmişte yaşadığın olumsuz yaşam tarzları, kötü usül ve adetleri, yöresel yasa değil, geçerli olan evrensel davranış hukukuna riayet etmen gerekiyor.  Bencillikten uzaklaşıp, çevrendekilere saygını ve sevgini hissettirmen gerekiyor.  Bu hatırlatmalardan hareketle, site ve apartman yaşamından örnekler vermeye çalışacağız.

Sokakta, caddede, otobüste, metrobüste, dolmuşlarda, kahvehanelerde, aklınıza gelebilecek sohbet ortamlarında hep yakınır dururuz. Mevcut komşuluk ilişkilerinden şikayetçi olduğumuzu her vesile ile dile getiriyor, serzenişte bulunuyoruz. “Nerede kaldı eski komşuluklar, ah eski dostluklar, geçmişte yaşanılan bayramlar nerede kaldı.” Nidaları dilimizden eksilmez oldu. Bu özlem duyguları, geçmişte yaşanılan güzel komşulukları, bayramları bayram gibi yaşanmışlıkları dile getirmektedir.

Büyük kentlere, Anadolu’nun değişik mecralarından gelen insanlar, büyük topluluklar oluşturmuş, bir şekilde yaşamlarını sürdürmeye çalışıyorlar. Bu durum yaşam hakkıdır, hiç kimse buna mani olamaz, hakkı da yok zaten. Fakat burada bir gerçeği dile getirmemiz gerekiyor. Biraz önce ifadeye çalıştığımız özlem nidaları, büyük kentlerde toplu yaşama, uyum sağlayamayışımızdan kaynaklandığı gerçeğini bilmemiz gerekiyor. Daha doğrusu, kişisel kural ve alışkanlıklarımızın, toplu yaşam kurallarının önüne geçmesidir. Bazı konular dışında, uyum sağlamada zorlandığımızın neticesidir, bu haykırışlar.

Geçmişte, hep birlikte idrak ettiğimiz Bayramlar şimdi de var. Komşular da aynı. Eskiden barındığımız konutlar, bu kadar sık ve üst üste de değildi. Bu kadar yakın konumda ve iç içe olan aileler, tam tersi bir o kadar birbirlerinden uzak gibi yaşamlarını sürdürmektedirler. Kimse kimseyle konuşmuyor. Apartman girişlerinde veya asansörde, merhabalaşmayı, tebessümü kimse düşünmüyor. Hep asık surat, hep yere bakışlar veya telefonla oynamalar…….. Ne oldu da, bu kadar birbirimizden uzaklaştık. Geçmişte; komşuluğu komşu gibi yaşamış, yardımlaşmış, komşusu ağlarken ağlamış, gülerken gülmüş, dertlerini birbirleriyle paylaşmış, bayramları bayram gibi yaşamış nesillerin devamı ve torunları bizler değimliyiz. Ne oldu da, alt kattaki komşunun cenazesinden haberi olmayan veya önemsemeyerek yüksek volümlü müzikle eğlenen zamane komşuları oluverdik. Ne oldu da, bu kadar öz benliğimizden uzaklaşarak yozlaştık. Ne oldu da, birbirimizden bu kadar uzaklaştık. Ne oldu da, aynı binada yaşadığımız halde tanışmıyoruz. Ne oldu da, komşunun hastalığından acı gününden mutlu gününden haberimiz olmuyor. Ne oldu da, dün yaşanan güzellikler bugün yaşanmıyor. Niçin birimize karşı bu kadar duyarsız olduk. Ne oldu da komşunun külüne muhtaç iken, kuru bir selamına muhtaç olur hale geldik. Ne oldu da, gerçeklerden bu kadar kaçar olduk.

Komşuluğu özümseyememiş, komşuluk görevini yerine getirememiş, insanlardan nasıl bir toplum oluşur, yukarıdan beri anlatmaya çalıştığım örnekler ışığında, onu siz düşünün. !

 Tabi, Büyük kentte yaşamayı, yoğun çalışmayı, zaman darlığı gibi unsurları sebep göstermeye çalışmadan..!

KOMŞULU GÜNLER DİLİYORUM.

VESSELAM,

Metin ZOR



Bu yazı 1231 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR

Yeni Sitemizi Nasıl Buldunuz?


YUKARI