Bugun...
GÜZEL ÜLKEMİZ VE ÇAĞDAŞLIK


Metin Zor
İMAİL: metinzor58@gmail.com
 
 

Ömür çok kısa, su gibi akıp gidiyor. Bütün yaşanılanlar bir anda son buluyor. Acısıyla tatlısıyla anılar mazide kalıyor. Yaşam defteri kapanıyor, göçüp gidiyoruz bu fani dünyadan. Devam eden yaşamlar da hep böyle sonlanıyor. İşte bunun içindir ki, kısacık ömür içersinde, yaratılış gayesine erişenlere ne mutlu.

Yaşadığımız çağı iyi okumalı, gelişmelere  ve teknolojiye ayak uydurmalı ve  bu bağlamda belirleyici  olmalıyız. Aksi halde yolda kalır, hedeflere ulaşamaz, biz hedef tahtası oluruz. Benliğimizi ve özümüzü kaybetmeden, daha çalışkan, daha aydın, daha verimli bir nefer olmalı, çağın gereklerini yerine getirmeliyiz. Çağdaşlıksa çağdaşlık, uydu ise uydu, modernlikse modernlik, uzaycılık ise uzaycılık aklınıza ne geliyor ise. Özümüzü kaybetmeden, ne yapmamız gerekliliğinin bilinci içinde, daha hızlı, ilerlemeliyiz.

Lütfen hamasi bir söylem olarak algılamayınız. Beş kıt’a da at koşturan, her gittiği yere adaleti, çağdaşlığı ve medeniyeti götüren, hoşgörü ve  cengaverliğiyle dünyaya nam salmış ecdadımızın en önemli özelliklerinden biri de, yaşadığı çağda en önde, belirleyici ve ilerici olmalarıydı. İlim ve bilim adamları maharetiyle, araştırma ve geliştirmeyle birlikte, cihan imparatorluğu unvanıyla, dünya üzerinde yaşayan insanlığa da, yön vermiş, öncülük yapmış ve yönetmiştir. İşte o ecdadın torunları olan bizlerin, aynı bilinç ve şuurla çaba göstermesi ve o bilinci taşıması dahi yeterli olacaktır.

Çağdaşlık yapayım derken, istikametimizi şaşırıyor, yoldan çıkıyor, şarampole yuvarlanıyoruz. Teknolojik cihazları, kötü yönde kullanıyor, içten içe, insanlığımızı kemiriyoruz. Gelişelim derken dünyada olup bitenlerden bi haber oluyoruz. Adeta teknoloji manyağı olmuş, benliğimizden özümüzden uzaklaşmışız. Teknolojiyi amacı dışında kullanarak, en yakınımızı dahi tanıyamaz hale gelmişiz. Televizyon yüzünden eskiden yapılan o güzelim sohbetler yapılıyor mu. Misafirimiz geldiğinde, elimizdeki kumandayı bir tarafa atıp, hoş sohbet gerçekleştirebiliyor muyuz. Gerekli gereksiz hallerde bile cep telefonlarından elimizi ve gözümüzü ayırabiliyor muyuz. Hele bir sorgulayın kendinizi.

 Güzel ülkemin güzel insanları; geçmişten bu güne, gelişmeleri çok iyi analiz edip değerleme yapmamız gerekiyor. Türkiye Cumhuriyeti, kuruluşundan bu yana çok badireler atlattı. Neler gördü neler. Kimler geldi , kimler gitti ama hep payidar kaldı. İlelebet de öyle olacaktır. Buna kimsenin gücü yetmeyecektir. Sadece kendileri gibi düşünmeyenleri, kendileri gibi yaşamayanları sindirmek ve yok etmek uğruna, bu güzel ülkemizin batmasını, başka devletlere sömürge olmasını isteyen kokuşmuş zihniyetler, başarılı olamayacaktır.  Bu zihniyet; Osmanlı döneminde de vardı, dün de vardı, bugün de var, yarın da olacaktır. Amip ve vampir vari, yaşam tarzlarını devam ettireceklerdir.

Bunca geçen zamanda sayısız örnekler yaşandı. Aradan on yıllar geçti. Birtakım gerçekler su yüzüne çıktı. Hala gerçekleri görmek ve kabul etmeyiz. Güzel ülkemizin değerini bilelim. İnsanları olduğu gibi kabullenelim. Sevelim, hoşgörüyle yaklaşalım. Batıdan dost, ayı dan post olmaz misali, yem olmayalım başkalarına. Bu vatan hepimizin. Gideceğimiz başka yer yok…. Geçmiş geleceğe yön verir.!!!!

 

VESSELAM

 

Metin ZOR.

 



Bu yazı 1183 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR

Yeni Sitemizi Nasıl Buldunuz?


YUKARI